Ho Shi Minh’in Vasiyeti
ALİ DOĞU ÇAKIROĞLU
Hanoi, 10 Mayıs 1969
Enternasyonal Sosyalizm Arşivi için zorunlu not:
9 Mayıs’ta Sovyet Kızıl Ordusu’nun zaferi ve faşist güçlerin Avrupa’daki yenilgisiyle ilgili belgeyi paylaştık. Tesadüfen 10 Mayıs’ta Vietnam’ın komünist lideri Ho Shi Minh’in hepimizin hem aklına, hem de duygularına hitap eden içten Vasiyet’ini paylaşıyoruz. Vietnam Savaşı için uzun uzadıya açıklama yapmak gereksiz. Türkiye’de devrimci hareket 1968’li yıllardan beri bu savaşı iyi bildiği gibi, Ho Shi Minh’i de yaygın atılan sloganlardan hatırlar: “Ho Ho Ho Shi Minh, Bir İki Üç Daha Çok Vietnam, Ernesto’ya Bin Selam!”
Uzun yıllardır sola, solun bütün değerlerine kelimenin tam anlamıyla savaş açan, aldıkları fonlarla bazen kimliklerini gizleyerek, bazen açıkça akılları sıra devrimleri ve devrimcileri “eleştiri” adı altında karalayan tipler türedi. Bunlar özellikle Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’da Sosyalist kampın çöküşünden sonra Marksizm-Leninizm’e karşı ideolojik savaşın yeni bayraktarlığına soyundular. Son incileri “steril devrim yoktur” teziyle, “Lenin trenle geldi” diyerek Ekim Devrimi’ni, “Castro Guantanamo’ya karışamadı” diyerek Küba Devrimi’ni, Ho Shi Minh “İkinci Dünya Savaşı’nda ABD istihbaratıyla işbirliği yaptı” diyerek Vietnam Devrimi’ni gözden düşürmekti. En düşündürücü olanı da verdikleri örnekleri eleştiri konusu yaparken, akıllarınca ABD emperyalizmiyle işbirliği yapılabilirliği tezini bu örneklerle açıklamaya çalışmaları.
Şu anda bu yeni kuşak “revizyonist tarihçi”leri ne Kautsky, ne de işçi sınıfı hareketinde reformizmi temsil edenlerle karşılaştırabiliriz. Birinci vasıfları 20. Yüzyılda Ekim Devrimi’nden başlayarak devrimlere savaş açmış olmaları. Yani zaman zaman sol kavramlara, hatta Marksist söyleme başvursalar da uluslararası finans sermayeyi açıkça savunmalarıyla 20. Yüzyıldaki öncülerinden bir tık öne çıkmaları. Genelde yurtdışından ya da ülke içinden, ama mutlaka Batılı fonlarla yaşamaları, yazmaları. Bu yönleriyle de geçmişin sol içi tartışmalarındaki namuslu ama her insan gibi yanılabilen yurttaşlardan ayrılıyorlar. Kaynakları büyük ölçüde ABD ve Batı’nın Soğuk Savaş tarihçileri ve istihbarat belgelerinden oluşuyor. Kafalarına yatmadığı yerlerde bunları da tahrif etmekten hiç çekinmiyorlar. Örneğin, belki savaş karşıtı lekeler sinmiştir diye Batı’nın ve ABD’nin anaakım medyası dâhil genelde yayınları atlarken, doğrudan muhafazakâr yazarlara ya da ABD istihbarat raporlarına başvuruyorlar. Lafı uzatmadan buraya hangi kaynaklara bakarak Ho Shi Minh’in işbirlikçiliğini çıkardıklarını net olarak göstereceğim. Birincisi, Bernard K. Fall diye bir isim. Gazeteci kimliğiyle bu kişi ABD işgali altında Saygon’da uzun süre yaşıyor. Araştırma alanı Ho Shi Minh’in kendisi. Bu kişi daha sonra ABD kontrgerilla birlikleriyle birlikte helikopterle iniş yaptığı bir yerde gerillaların döşedikleri mayına basıp hayatını kaybediyor. Ho Shi Minh ile ilgili işbirlikçilik öyküsünü Londra Üniversitesi akademisyeni aşırı muhafazakâr ve emperyalizm yanlısı Prof. P. J. Honey’in bir söyleşisine dayandırıyor: “Ho bir aktörmüş; hem Vietnamlı köylüler, hem de Amerikalı OSS subayları karşısında 40 yıl rol yapmış.” Bu bir kaynak. İkincisi çok daha vahim. ABD Merkezi İstihbaratının halka açık sitesinde aynı konu bir akademik yazı şeklinde yayınlandı. Yazar Adı: Bob Bergin; Dizi Adı: Studies in Intelligence, Vol 62, No: 2, (Extracts, June 2018). (İstihbarat Araştırmaları, 62. Cilt, No: 2) Makale Adı: “The OSS Role in Ho Shi Minh’s Rise to Political Power” (Ho Shi Minh’in Siyasal İktidarı Ele Geçirmesinde OSS’un Rolü”) Uzun makaleyi özetlemenin yeri burası değil. Aynı öykü burada genişletilmiş. OSS’un Ho Shi Minh’i Komintern kongrelerinden beri sıkı takibe aldığı yazılmış ve en sonunda baklayı ağızlarından çıkarmışlar: “Ho Amca başından beri ve muhtemelen hâlâ Komintern ajanıdır.” (s. 20) Bu kaynakları Ho Shi Minh’in ABD ile işbirliği yaptığını kanıtlamak için kullanmayı deneyen sol görünümlü yazarlarımız nedense “Komintern ajanlığı”ndan söz etmemişler. Çünkü burada dertleri Sovyetler Birliği ile herhangi bir ilişkiyi olumlamak değil sadece ABD ile işbirliğini olumlamak. Öyle olsaydı 1-8 Eylül 1920 tarihinde Komintern’in Bakü Birinci Doğu Halkları Kurultayı’na katılan tüm doğu delegelerini (Türk, Ermeni, Azeri, Kürt, Türkmen, Başkırt, Arap, Kalmuk, vb.) sıralarlardı.
Devrimciler egemen sınıf saflarında siyaset yapan, ideoloji üretenleri çok iyi tanımalı. Hepimiz Trump çizgisiyle taçlanan neocon (yeni muhafazakâr) görüşün temel ideologlarının büyük çoğunluğunun Sovyet ve devrim düşmanlığından bu noktalara gelen eski solculardan oluştuğunu iyi bilelim. Onların bir kuşak gerisinde Rosa Luxemburg ile Karl Liebknecht’i katleden Noske’lar ve “seçimi Hitler kazansaydı” diye gözyaşı dökenler var.
Kaynak: HO CHI MINH, SELECTED WRITINGS 1920— 1969, FOREIGN LANGUAGES PUBLISHING HOUSE HANOI — 1977 359-362

HO SHİ MİNH
(1890-1969)
VASİYET
Halkımızın ABD saldırganlığına karşı ulusal kurtuluş mücadelesi mecburen daha çok zorluk ve fedakârlıklar gerektirse bile kesinlikle zaferi kazanacağımızdan eminiz.
Bu kesin.
Zafer günü geldiğinde kahraman yurttaşlarımızı, kadrolarımızı ve savaşçılarımızı kutlayıp yaşlılarımızı, sevgili gençlerimizi ve çocuklarımızı ziyaret etmek için hem Güney’i, hem de Kuzey’i dolaşmak istiyorum.
Sonra da halkımızın ABD saldırganlığına karşı verdiği yurtsever mücadeleye verdikleri içten destek ve yardım için halkımız adına teşekkür etmek amacıyla sosyalist kampın kardeş ülkelerine ve bütün dünyanın dost ülkelerine gideceğim.
Çin’in Tang döneminin ünlü şairi Tu Fu şöyle yazmıştı: “Her çağda yetmişine ulaşanlar bir avuçtur.”
Yetmiş dokuz yaşında olduğum bu yıl şimdiden kendimi o “bir avuç” insan arasında sayabilirim. Gerçi son birkaç yılda sağlığım biraz bozulmuş da olsa zihnim tamamen berrak. Yetmişten fazla Bahar yaşamış olan insanın yaşlandıkça sağlığının kötüleşmesi hiç de şaşırtıcı değil.
Ama devrime, Anavatana ve halka daha ne kadar süre hizmet edebileceğimi kim söyleyebilir?
Dolayısıyla, Karl Marx, Lenin ve diğer devrimci büyüklerin yanına giderek onlara katılacağım günü beklerken şu birkaç satırı bırakıyorum: Böylece bütün ülkede halkımız, Partideki yoldaşlarımız ve dünyadaki dostlarımız için ölümüm sürpriz olmayacak.
İlk önce Parti hakkında: Sıkı birliği ve işçi sınıfına, halka ve Anavatana olan tam bağlılığı sayesinde, Partimiz kurulduğu günden beri halkımızı birleştirip örgütleyebilmiş ve liderliğiyle kararlı bir mücadelede başarıdan başarıya taşımıştır.
Birlik Partimizin ve halkımızın son derece değerli bir geleneğidir. Merkez Komitesi’nden başlayarak parti hücrelerine kadar tüm yoldaşlar, Partideki birlik ve fikir birliğini gözbebeği gibi korumalıdır.
Parti içinde demokrasiyi genişleterek, düzenli ve ciddi bir biçimde özeleştiri ve eleştiri yapmak dayanışma ve birliği güçlendirip geliştirmenin en iyi yoludur. Yoldaşça sevgi hâkim olmalıdır.
Bizimki bir iktidar partisidir. Her parti üyesi, her kadro devrimci ahlakı derinden özümlemeli; çalışkan, tutumlu, dürüst olmalı, kendisini tamamen toplumun çıkarlarına adamalı ve tamamen özverili olmalı. Partimiz mutlak saflığını koruyarak, halkın lideri ve çok sadık hizmetkârı rolüne layık olduğunu kanıtlamalı.
İşçi Gençliği Birliği üyeleri ve genelde gençlerimiz iyidir; zorluklardan yılmadan ve ilerleme isteğiyle her zaman öne çıkmaya hazırlar. Parti, onların devrimci erdemlerini yücelterek, sosyalizmin inşasında hem “kızıl,” hem de “uzman” haleflerimiz olarak eğitmelidir.
Geleceğin devrimci kuşaklarının eğitimi ve öğrenimi çok önemli ve zorunludur.
Emekçi halkımız, kuşaklar boyu dağlarda olduğu kadar ovalarda da zorluklara, feodal ve sömürgeci baskı ve sömürüye katlandığı yetmezmiş gibi uzun yıllar savaşla yaşamıştır.
Yine de halkımız büyük kahramanlık, cesaret, coşku ve çalışkanlık göstermiştir. Partiyi kurulduğundan beri her zaman tam bir bağlılıkla izlemiştir.
Parti, halkımızın yaşamını sürekli iyileştirmek için etkili ekonomik ve kültürel kalkınma planları hazırlamalıdır.
ABD saldırganlığına karşı direniş savaşı uzayabilir. Halkımız can ve mal kayıplarıyla yeni fedakârlıklar yapmak zorunda kalabilir. Ne olursa olsun, sarsılmadan kesin zafere kadar ABD saldırganlarına karşı savaşma kararlılığımızı sürdürmeliyiz.
Dağlarımız her zaman var olacak, nehirlerimiz her zaman var olacak, halkımız her zaman var olacak;
Amerikan işgalcilerini yenince, ülkemizi yeniden on kat daha güzel inşa edeceğiz.
Önümüzdeki zorluklar ve zahmetler ne olursa olsun halkımız kesin zaferden emindir. ABD emperyalistleri mutlaka geri çekilmek zorunda kalacak. Anavatanımız mutlaka yeniden birleşecek. Güneydeki ve Kuzey’deki yurttaşlarımız mutlaka aynı çatı altında yeniden birleşecek. Biz, küçük bir ulus olarak iki büyük emperyalizmi — Fransız ve Amerikan emperyalizmini — kahramanca mücadelemizle yenilgiye uğratıp dünya ulusal kurtuluş hareketine değerli bir katkı sağlamanın olağanüstü onurunu kazanacağız.
Dünya komünist hareketi hakkında: Bütün hayatını devrime adayan bir insan olarak enternasyonal komünist ve işçi hareketinin büyümesinden ne kadar gurur duysam da kardeş partiler arasındaki mevcut anlaşmazlıktan o kadar azap çekiyorum.
Partimizin hem akla, hem de duygulara hitap edecek şekilde Marksizm-Leninizm ve proleter enternasyonalizmi temelinde kardeş partiler arasındaki birliğin yeniden kurulmasına güçlü bir katkı yapmak için elinden geleni yapacağını umarım.
Kardeş partilerin ve ülkelerin yeniden birleşmek zorunda kalacağından kesinlikle eminim.
Kişisel meseleler hakkında: Hayatım boyunca Anavatana, devrime ve halka tüm kalbimle ve gücümle hizmet ettim. Şimdi bu dünyaya gözlerimi yumarsam, daha uzun süre ve daha çok hizmet edememiş olmaktan başka pişmanlık duymayacağım.
Ölünce, halkın zamanını ve parasını israf etmemek için büyük bir cenaze töreni yapılmasın.
Son olarak, bütün halka, bütün Partiye, bütün orduya, evlatlarıma, gençlere ve çocuklara sınırsız sevgimi bırakıyorum.
Aynı zamanda, bütün dünyadaki yoldaşlarımıza, dostlarımıza, gençlere ve çocuklara en içten selamlarımı iletiyorum.
En büyük dileğim, bütün Partimiz ve halkımızın sıkı bir güçbirliğiyle barışçıl, yeniden birleşmiş, bağımsız, demokratik ve refah içinde bir Vietnam inşa ederek dünya devrimine değerli katkıda bulunmasıdır.
Hanoi, 10 Mayıs 1969
HO SHİ MİNH