Burhaniye’de 12 Eylül cuntası protesto edildi
Burhaniye’de 12 Eylül cuntası protesto edildi
Ülkenin her tarafında olduğu gibi Balıkesir Burhaniye’de 12 cuntası protesto edildi.
Cumhuriyet Meydanında Emek ve Demokrasi bileşenleri tarafından yapılan konuşmalarda 12 Eylül Cuntasının ülkedeki tüm hakları yok ettiği, baskı, işkence ve idamların ülkede kol gezdiği vurgulandı.
İdam edilenlerin fotoğraflarının da taşındığı açıklamada,12 Eylül cuntasının egemen sınıfların çıkarları için tezgahlandığı, ABD emperyalizminin bizzat darbenin bizzat planlayıcısı olduğu ifade edildi.
12 Eylül 1980 Cuntasının işbaşına geldikten sonra, ilk icraatlarından birinin de idamlar olduğu hatırlatılan açıklamada, 18’i devrimci olmak üzere 50 idam gerçekleştirdi. Yüzlerce idam verilerek infaz için sıraya konulduğu dile getirildi.
DKDER adına yapılan açıklamada ise, hem cuntanın hem de idamların arkasında Amerika’nın olduğuna dikkat çekilerek, 25 Haziran 1981 İstanbul-Paşakapısı cezaevinde idam edilen Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan’ın bunun en somut örneği olduğu hatırlatılarak, “Amerika’ya jest, ülke kamuoyuna gözdağı verilmek isteniyordu. O günlerde Ankara’ya bir ABD heyeti gelmişti, içlerinden biri çok tanıdıktı. ABD eski Ankara Büyükelçisi Robert Commer’di. Commer gittikten sonra 23 Haziran 1981 TBMM Danışma Meclisi Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan hakkında verilen idam kararını oy çokluğuyla kabul etti. Bu kadar hızlı yargılama idamın kimler tarafından istendiği belli olmuştu. CİA’nın şefi Commer’in direktifini 12 eylül darbecileri 25 Haziran 1981’de yerine getirdi. Amerika memnuniyetini ifade etti.”denildi.
………
12 EYLÜL CUNTASI NELER YAPTI?
ABD destekli 12 Eylül 1980 Askeri faşist Cuntasının iş başına gelmesinin ardından, ülke adeta açık cezaevine çevrilirken, katliam, gözaltı, işkence, tutuklamalar, gözaltında kaybetme, infazlar, idamlar kol gezmeye başladı.
Cunta sürecinin verilerine bakıldığında, çoğu var azı yok sözüne uygun olarak genel hatlarıyla kapkara tablo şöyle oluştu:
- 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
- 650 bin kişi gözaltına alındı.
- İşkence, gözaltında kayıp, infaz,idam resmileştirildi.
- Gözaltı süresi 90 güne çıkarıldı ve kimi halde daha da uzatıldı.
- İşkence yöntemleri çoğaltıldı ve azgınlaştırıldı.
- Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
- 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.
- 71 bin kişi TCK’nin 141, 141 ve 163. maddelerinden yargılandı.
- 7 bin kişi için idam cezası istendi.
- 517 kişiye idam cezası verildi.
- İdamları istenen 239 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
- Haklarında idam cezası verilenlerden 50 kişi idam edildi.
- Siyasi ve Adli Dağılım: İdam edilenlerin 19’u sol görüşlü, 8’i sağ görüşlü, 23’ü adli suçlu ve
- 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
- 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
- 144 kişi cezaevlerinde öldü.
- 95 kişi çatışmada öldü.
- 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
- 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.
- 16 kişinin “kaçarken” vurulduğu söylendi.
- 14 kişi açlık grevinde öldü.
- 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına çıktı.
- 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
- 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
- 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı ve çok sayıda sanatçı gözaltına alındı.
- 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
- 5 bin üniversite hocası gerekçesiz olarak görevden alındı.
- 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi.
- 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis istendi.
- Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
- 31 gazeteci cezaevine girdi.
- 3 gazeteci silahla öldürüldü.
- Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
- 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
- 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
- THK, Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun dışındaki tüm derneklerin, tüm siyasi partilerin, Türk-İş dışındaki tüm sendikaların faaliyetleri durduruldu. Arşivlerine, tarihlerine, bina ve paralarına el konuldu.
- Tüm Belediye başkanları görevden alındı, yerlerine sıkıyönetim komutanlıklarınca atama yapıldı.
- Sendikalaşma ortadan kaldırıldı, çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanımları daraltıldı, ücretler ve sosyal haklar budandı, işçi sağlığı ve iş güvenliği zayıflatıldı, sınırlamalarla grev hakkı yasaklandı.