Deniz işçileri:”Gemilerde ölmek istemiyoruz”
Deniz İşçileri Platformu, “Gemilerde Ölmek İstemiyoruz” diyerek İstanbul Kadıköy Vapur İskelesi önünde eylem yaptı.

Eyleme emek ve meslek örgütleri ile partiler de destek verdi. Ukrayna’nın vurduğu Reyhan Sarı gemisinde iş cinayetinde kardeşi Savaş Çakar’ı kaybeden Kocaeli Gündem Genel Yayın Yönetmeni Abbas Çakar da katledilen deniz işçileri için eylemdeydi. Gazeteci Çakar, “Kalemimi ilk kez kendi adalet mücadelem için kullandım. Başka denizciler böyle iş cinayetlerine kurban gitmesin diye mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.
Deniz işçileri, “Savaşta, barışta sermaye öldürür” sloganları attı. Basın açıklamasını, platform adına okuyan Ahmet Baran Çen, sivil gemilerde çalışan denizcilerin içine atıldığı uluslararası sulardaki savaş ve güvencesiz, tehlikeli çalışma koşullarına dikkati çekti.

Açıklamada şöyle denildi:
“Bölgesel krizler ve savaşlar, deniz taşımacılığında doğrudan biz işçilerin hayatını riske atmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle Karadeniz’de, İran-İsrail/ABD savaşıyla Hürmüz Boğazı’nda ve Husilerin saldırılarıyla Kızıldeniz’de sivil ticaret gemileri açık birer hedefe dönüşmüştür. Büyük kurumsal filoların girmekten çekindiği bu ölüm rotalarına, savaş riskinin getirdiği yüksek navlun gelirlerine tamah eden yerli armatörler, yaşlı ve bakımsız hurda gemileri pervasızca sürmektedir. Uluslararası sözleşmeler ve kurallar gereği denizcilerin savaş bölgesine gitmeyi reddetme hakkı bulunmasına rağmen, armatörler işsizlik tehdidiyle ve hukuken geçersiz kıldıkları sözleşme maddeleriyle denizcilerin canını hiçe saymaktadır”.
Tabutluk gemilerdeki güvencesiz koşullarda çalışma rejimine karşı tüm denizcilere örgütlenme çağrısı yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Biz deniz işçileri, açık denizin getirdiği fiziki izolasyon ve karmaşık hukuk düzeni yüzünden yalıtılmış olabiliriz. Yıpranma paylarımız elimizden alınmış, günde 14 saate varan çalışma sürelerine mahkum edilmiş olabiliriz. Ancak yalnız değiliz! Yakın zamanda Samsun demir sahasında dört ay maaş alamayan, susuzluğa ve açlığa terk edilen Volgo-Don 5021 mürettebatının fiili grevi ve kazandığı zafer, meşru direnişin gücünü hepimize göstermiştir. Deniz İşçileri Platformu olarak tüm denizcilere açık çağrımızdır:
Karşı karşıya kaldığımız bu kuralsızlık düzenini, idarelerin göz yumduğu kâr hırsını ve adeta birer tabutluk olan standart altı gemilerde bizlere biçilen ölüm fermanlarını yırtıp atmak ancak bir araya gelerek mümkündür. Güvencesizlik rejimine karşı; taban odaklı ve bağımsız bir dayanışma hattı kurarak örgütlenmeliyiz. İnsanca yaşamak, standart altı gemilerde can vermemek ve haklarımızı alabilmek için deniz işçilerinin tek kurtuluşu örgütlü mücadelesindedir. Deniz mücadeledir.”