Pazar, Temmuz 14, 2024
Emek DünyasıGüncel

DKDER: KAMU EMEKÇİLERİ YİNE SEFALETE MAHKUM EDİLDİ

Hükümet ve Memur-Sen kamu emekçilerine sefalet zammını reva gördü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı memur ve memur emeklisinin 2022-2023 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirleneceği 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin sonucunu açıkladı. Buna göre, hükümet, memur ve memur emeklisinin maaşına 2022’nin ilk altı ayı yüzde 5, ikinci altı ayı yüzde 7, 2023’ün ilk altı ayı yüzde 8, ikinci altı ayı yüzde 6 ve enflasyon farklarından oluşan zam yaptı. Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen 600 lira seyyanen zam, 2022’de yüzde 21, 2023’te yüzde 17 artış talep etti.Hükümet, 2022 için yüzde 5 artı yüzde 6, 2023 içinse yüzde 6+6 ve enflasyon farkı teklifinde bulunmuştu. 5,5 milyon kamu emekçisini ve emeklisi aileleri de düşündüğünüzde 20 milyonluk geniş bir kitlenin geleceğini doğrudan ilgilendiren “toplu sözleşme” görüşmeleri bugün taraflar arasında varılan mutabakatla sona ermiştir. Günlerdir  kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin ürünü mutabakatın adı “ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir. Kısacası 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi bir “oldubitti” durumu ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum bile tek başına 5,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye verilen değeri ortaya koymaktadır. Bugün açıklanan mutabakat ise kamu emekçilerine, emeklilere verilen değeri gösteren bir belgedir. Varılan mutabakata göre; Hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı ilk teklifin 2022 yılı için sadece 1 puan, 2022 için ise 2 puan, yani toplamda 3 puan artırıldığı mutabakat büyük kazanım,  bir başarı gibi sunulmaktadır. Oysa bir toplu sözleşmenin başarılı ya da iyi bir toplu sözleşme olarak gösterilmesinin kriterleri açıktır. Bir toplu sözleşmede başarının temel kriteri ne talep ettiğiniz,  ne aldığınız arasındaki makasın ağzı ile ölçülür.5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin en az bir yılı çalınmıştır. Buna rağmen sanki büyük bir lütufmuş gibi,  altışar aylık dönemlerde enflasyon farkının oluşması durumunda söz konusu farkın maaşlara yansıtılacağı ifade edilmiştir. Kamu emekçilerine sefalet ücreti öngörülmesinin yanı sıra; -Öte yandan refah payı talebi yine görmezden gelinmiştir. Bunun yerine hakli hazırda sadece sendika üyesi kamu emekçilerinin yararlandığı yıllık 135 TL tutarındaki toplu sözleşme ikramiyesi yıllık 235 TL artırılmıştır. -Söz konusu artıştan sendika üyesi olmayan toplamda en az 1 milyon 800 bin kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi yararlanamayacaktır. -Dolayısıyla toplu sözleşme ikramiyesinde artışla refah payı talebi ile kıyaslanması veya “refah payı vermiyoruz ama toplu sözleşme ikramiyesini artırdık” denmesinin bir karşılığı yoktur. -Yıllardır kadro bekleyen, bugün sayıları beş yüz bini aşan sözleşmeli personel  konusu ise “3+1 sistemi üzerinde çalışacağız” gibi net olmayan vaatlerle geçiştirilmiştir. -3600 ek gösterge ve sözleşmeli personel konularında yine suya yazılmıştır. -Kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi yine yok. -Emekli olunduğunda maaşların yarı yarıya düşmesine yol açan ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması başlığı yine yok. -Farklı adlar altında güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi yine yok. -Sözleşmede, “4/C’li 4/B’liler” olarak bilinen kamu emekçilerinin ek ödeme, emeklilik gibi temel sorunlarının çözümü yine yok. -Sayıları yüz bini aşan Yardımcı Hizmetler Sınıfının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi yine yok. -Torpilin, kayırmanın kapsını sonuna kadar açan mülakat sitemine son verilmesi yine yok. -OHAL KHK’leri ile sorgusuz-sualsiz işinden ekmeğinden edilen kamu emekçilerinin görevine iadesi yine yok. -Kadın kamu emekçilerine yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi için kadın taleplerinin kadın emekçiler tarafından görüşülmesi ve mutabakat metninde ayrı bir başlık altında yer alması yine yok. -Kamu kurumlarında ücretsiz kreşler açılması, söz konusu kreşler açılıncaya kadar kreş yardımı verilmesi yine yok. -Kadın emekçilerin taleplerine ilişkin hiçbir adım yoktur. Durum ortada olmasına rağmen “çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz nutukları atılmaktadır . Ülkemizde  çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan gerçek enflasyon  müthiş yüksektir.İğneden ipliğe her şeye zam yağmurunun devam etmektedir. DKDER olarak,  20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu mutabakatı kabul etmiyoruz! DOSTLUK VE KÜLTÜR DERNEĞİ (DKDER )

Bir yanıt yazın