Pazar, Temmuz 14, 2024
Emek DünyasıGENÇLİKGüncel

MARX’IN GERİDE BİRAKTIKLARI!

MARX’IN GERİDE BİRAKTIKLARI!

Bugün büyük üstadın ölüm yıldönümü. O’nu bir kaç tümceyle anlatmak gerçekten zor.19’ cu yüzyılın büyük düşünürünü iki asır sonra bile anlamaya çalışıyoruz.

Çünkü Engels’in deyimiyle, “Marxizm son derece derinliği olan karmaşık bir doktrindir”. İşte bu doktrini bize üstün bir emekle ulaştıran büyük usta ya dair az da olsa öğretilerini bir kaç paragrafta özetlemekle onu ‘ yadetmek’ bizi onurlandıracaktır.

5 Mayıs 1818 de Almanya’da Trier kasabasında varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Baba çevresinde ün yapmış iyi bir avukat idi. İlk eğitimini başarıyla tamamlayan genç Marx Bonn üniversitesinde hukuk öğrenimi gördü. Daha sonra eğitimini yarım bırakarak Berlin üniversitesine hukuk bölümüne devam etti. Burada Hegel’in düşünceleriyle tanıştı. Genç Hegelcilerle bir çevre kurdu. Hegel’e karşı duyduğu ilgi onu daha çok felsefi tartışmalara yöneltti. Bu konuda tez yazdı ve giderek materyalizm üzerine yoğunlaştı. Ne var ki  üniversiteden kadro alamadı. Doktora tezini vererek “yeni ren ” gazetesinde editörlük ve başyazarlık yaptı. Sisteme karşı muhalif yazılarından ötürü gazete kapandı. Bu sürede işsiz kaldı. Çocukluk aşkı Jeny ile evlendi. Almanya’da iş bulamayınca Fransa’ya taşındı.(Galina Ateşi Çalmak Cilt 1)

Fransa da ömrünün sonuna kadar berber yürüteceği yoldaşı F.Engels ile tanıştı. Hegel’in materyalizmle ilgili çelişkili teoremini alaşağı ederek diyalektik materyalizmi yeniden formüle etti. Ütopik sosyalizmin kuramcısı Saint Simon’un düşüncelerine karşı bilimsel sosyalizm ile ilgili makaleler yazdı. Her geçen gün çevresi kalabalıklaştı. İsmi bütün Avrupa’da  duyuldu. Prudhon’la yaşadığı polemiklere felsefi çelişkiler 1-2-3 gibi makalelerle cevap verdi. Anarşizmin ütopik bir düşünce den ibaret olduğunun altını çizdi.

Prudhon’un “Sefaletin Felsefesi” eserine karşı “felsefenin sefaleti” ni yazdı. Fransa’da Engels le beraber “Sınıf Savaşları” 1831 ve sonrasıyla ilgili yazdıkları sınıf mücadelesine yeni bir bakış açısı getirdi.

Yazdıkları Prusya (Almanya) yönetimini rahatsız ediyordu. Prusya Fransa’ya baskı yaparak tutuklanmasını istedi. Bu nedenle Fransa’yı terk etti. Belçika’ya geçti. Brüksel’e yerleşti. burası ikinci sürgün yeriydi.(Galina-Ateşi çalmak)

Belçika’da nispeten rahat bir ortam buldu. Yazdıkları başta Almanya olmak üzere bütün burjuva iktidarları rahatsız ediyordu. O ise bu durumdan son derece mutluydu. İlk defa bütün dünya işçilerine hitap eden ünlü manifestoyu Engels ile beraber yayınladı. Bu eser “Bütün Ulusların İşçileri Birleşiniz” başlığıyla KOMÜNİST MANİFESTO idi. Kısa zamanda bir çok dile çevrildi. Engels ile beraber  “KOMİNİSTLER BİRLİGİNİ” kurdu. 1’nci Enternasyonal’i topladı. İlk toplantıya başkanlık etti.

Avrupa burjuvazisi rahatsızlığını Almanya- Fransa ortaklı tutuklama talebini Belçika hükümetine iletti. Bunun üzerine 3’ cü sürgün yeri olan İngiltere’ye yerleşti. Ömrünün sonuna kadar burada kaldı.

Birçok eserini burada kaleme aldı. Evi adeta bütün dünya sosyalistlerinin ziyaret merkezi idi. Baş yapıtı olan KAPİTAL’i burada kaleme aldı.

O güne kadar kapitalizmi ve değer teorisini yazan aynı zamanda ‘ekonomi politik’ in babası sayılan William Pety’i  mahkûm etti. Pety’in metanın kullanım özelliğini değer teorisine bağlayan anlayışına karşılık Marx, değeri metaya dönüştüren emek olgusunun altını çizdi. Sırasıyla Quinsy, Hamilton, Ferguson, Urre, Ricardo, J.R Say, A.Smith, W.Kristofer, Baker gibi ünlü burjuva iktisatçılarını mahkûm etti. Kapital 1’ci derste 10 yarda keten bezi ve 5 libre pamuk örneğiyle üretimdeki artı ürün ve artı değer teoremini geliştirdi ve art- değer i ” karşılığı ödenmemiş emek sayesinde üretilen ve sermayeye katkı sunan meta ” olarak tarif etti.

O bize çok şey öğretti. ” Aslolan dünyayı yorumlamak değil değiştirmektir, aksini iddia etmek riyakarlıktır derken Marxizm’in bir eylem klavuzu olduğunu vurguladı.

Hayatının büyük bir bölümü yoksulluk içinde geçti.7 çocuğundan dördü açlık ve sefalet dolu bir hayata dayanamadı. Onları küçük yaşta kaybetti.

Ve bizler isyankarlığımızı ne Köroğlu’na ne Dadaloğlu’na ne de Pir Sultan’a borçluyuz. Bizler onun öğretilerine bağlı olduğumuz için Marksistiz. Bu nedenle bilimsel sosyalizm bizim nihai kurtuluşumuz ve hedefimizdir….

ÇOK YASA BÜYÜK ÜSTAD…

Bir yanıt yazın