Pazar, Temmuz 14, 2024
Güncel

NEDEN KELEBEK ÖMÜRLÜ İHTİLAL VE NEDEN TKP!!!?

BÖLÜM-11

Anlatmak istediğimiz hikaye de adı geçenlerin biyolojik ömürleri değil, kısa zaman içinde yaptıkları ile bir yüz yılı etkileyen olayların aynı kısalık ta tarihe geçmesidir. Bu vesileyle anlatılanlar biraz edebi biraz da romantik ama daha çok tarihsel koşullar üzerinden aktarıldığında yukarıdaki başlık anlam buluyor.

Mustafa Suphi Sinveropol da esir kampında iken dağıtılan bir bildiri sayesinde ilk kez Bolşeviklerle ilişki kuruyor. Görev alıyor, örgütlenme çalışmaları yapıyor, kamptakilerle firar ediyor, Başkurt ve Tatar komünistlerle tanışıyor. Sultan Galiyev’in yardımcı si sıfatıyla Kafkasya ve Kazan bölgelerinde teşkilatlar kuruyor. Halk komiseri sıfatıyla Bakü’ye geliyor. Yeni Dünya gazetesini çıkarıyor. Esir Osmanlı askerlerinden kızıl bir alay kuruyor. Velhasıl Ekim devrimi ne aktif katkı sağlıyor. Tüm bunlar 1918-1920 arasında oluyor. Aynı zamanda Türkiye ile ilişkiler kuruyor. İstanbul da Hilmi oğlu Hakkı ve Ethem Nejat, Ankara’da Salih Hacıoğlu, Samsun’da İbrahim Niyazi, İzmir’de Teyfik ve Aleko, Erzurum’da Süleyman Necati ve Mithat (Albayrak gazetesi) Adana’da Maksut ve Raşit ve daha birçok kişi sayabiliriz. İstanbul Amele dernekleri, Ankara’da THİF’in kurulması dolaylı olarak Yeşil Ordu Derneği ve bu dernek üzerinden Kuva-i Seyyare Birlikleri ve Çerkes Ethem, keza onun yardımcısı Parti Pehlivan’a bağlı Bolşevik taburu ( Karadeniz de katledilen Yüzbaşı İsmail Hakkı bu taburun yardımcı komutanıydı) ve Eskişehir ve Ankara’da yayınlanan yeni dünya gazetesi, ayrıca Erzincan, Erzurum, Kars, Diyarbakır da çıkan yerel gazetelerle ilişki kurması, değişik isimlerle yazılar göndermesi vb.tüm bu uğraşlar iki yıl içinde ciddi olarak meyvelerini vermiştir.

Doğu Halkları Kurultay’ında organizasyon görevini alırken Türkiye’deki ilişkilerine yaptığı davet ve katılımdaki delege sayısı bu çalışmaların ne kadar verimli olduğunun göstergesidir.

Süleyman Sami, M.Kemal’e mektup getirdiğinde işin ciddiyeti ortaya çıkmış ve Mustafa Kemal komünistleri kontrol altına almak için Ankara’da Celal Bayar’a TKP kurdurmuştur. Kendisi ve Rafet Bele dahil yakın çevresi üye olmuştur. Parti üye olmak için komüntern’e başvurmuş ancak komüntern bu üyeliği kabul görmemiştir. Bunun üzerine M.Kemal partiyi dağıtmıştır.( Çerkes Ethem operasyonundan hemen önce)

Komünistlerin içerde ve dışarda ki etkinliği bilindiği için ülke içinde operasyonlar başlamıştır. Cerkes Ethem ve Kuva-İ Seyyare Birlikleri’ne, Yeşil Ordu Derneği’ne, THİF ve yönetimine ve diğer bölgelerdeki ilişkilerine operasyonlar yapılırken aynı dönem Türkiye ye giriş yapan M.Suphi ve arkadaşları bu operasyonların devamında katledilmişlerdir.

THİF başkanı Nazım bey ( Tokat mebusu) Hakkı Behiç, Şeyh servet ve Şerif Manatov dahil birçok kişi ağır kürek cezasına çarptırılmıştır. Tüm bunlar 10 Eylül 1920 de kurulan TKP’nin 29 Ocak 1921 de Karadeniz’de onbeşlerin katledilmesiyle parti akamete uğramıştır. Tüm bunlar üç ay gibi kısa bir zaman diliminde olmuştur. Biz bu değerleri yaratan kahramanlara ve bu zaman dilimine bu nedenle ‘ kelebek ömürlü’ diyoruz.

Karadeniz hadisesin den  sonra hayatta kalanlar yeni bir kongre örgütleyememiş ve faaliyetler askıda kalmıştır.  Merkez komiteden Süleyman Nuri (TKP arşiv sorumlusu) Zeki bey(Mezopotamya sorumlusu) Naciye ve Cemile ile bir kaç genç zevat  5 yıl içinde yeterli bir etkinlik gösteremediğinden ve de kongre örgütlemediklerinden parti münfesih  duruma düşmüştür (fesh edilmiştir)

Karl Marx komünistler Birliği’nin tüzüğünü yazarken 5.ci madde olarak bir komünist Parti’nin ( örgüt – dernek dahil) 5 yıl içinde yetkili organlar tarafından toplanıp kongreye giderek kendisini yenilemeyi bir tüzük maddesi olarak şart koşmuştu. Bu madde komünist parti manifestosunda aynen belirtilmiştir. Bu bugün bile düzen partileri dahi(sosyal demokrat parti ler) bu maddeyi esas almaktadır.

Sonraki süreç te TKP 1926 da Akaretler ( İstanbul- Beşiktaş) de Kuruluş Kongresi gerçekleştirmiş  ve 2000 li yıllara kadar Akaretler deki kuruluş tüzüğü ile devam etmiştir

Şefik Hüsnü, Dr Hikmet Kıvılcımlı, Hüsamettin Özüdoğru, Reşat Fuat Baraner, Saatçi Niko, Eczacı Vasıf, Giritli Timur, İsmail Bilen, Marangoz Yakup, Dr Fuat Sabit(Kızıl Dr) Nazım, Raşit, Feyyaz, Yaşar (Nezihe) Tarafından yeni bir yapı olarak kurulmuş, Şefik Hüsnü, Reşat Fuat ve Dr Hikmet merkez komiteye seçilmiştir.

Ne var ki daha önce M.Suphi nin kurucusu olduğu TKP den hiç kimse yoktur. Sefik Hüsnü özellikle buna dikkat etmiştir

Kuruluş bildirgesini Komüntern’e Reşat Fuat götürmüş, parti komüntern’e üye kabul edilmiştir. Eski arşivi Baytar Salih (Hacıoğlu) istemiye istemiye yeni kuruculara devretmiştır.

Süreç 1920 TKP programı üzerinden değil, daha çok komüntern talimatları üzerinden yürümüş ve komüntern lağvedildikten sonra da SSCB parti politikaları doğrultusunda faaliyet yürütmüşlerdir.(Kaynak: 1927-1935-1937 TKP iddianameleri)

Bugün bu tarihsel olgular a baktığımızda anlayış olarak 1920 TKP  ve M.Suphi ve yoldaşlarını ayrı bir statüde görerek, Türkiye devrimci mücadelesinde değerli bir evre olarak saygıyla anıyoruz.