Kayyumlu Boğaziçi’nde 5 yıllık ‘karanlık’ bilanço /Onurlu bir direniş
Boğaziçi Üniversitesi’nde 4 Ocak 2021’de Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasıyla başlayan protestolar beşinci yılını geride bıraktı
Güney Kampüs’te bir araya gelerek, öğrenciler ve akademisyenler kayyum yönetimine karşı süren direnişin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Katılımcı yönetim anlayışının ortadan kaldırıldı
Akademisyenler adına kampüs bahçesinde okunan metinde, beş yıl boyunca yaşanan hak ihlallerine dikkat çekilerek, üniversitenin senato ve yönetim kurulu gibi üst yönetim organlarının hukuk dışı biçimde işlevsizleştirildiği, demokratik ve katılımcı yönetim anlayışının ortadan kaldırıldığı vurgulandı.
Akademisyenler yaptığı açıklamada, “Öğrencilerimiz gözaltına alındı, tutuklandı, şiddete maruz bırakıldı. Mesnetsiz disiplin soruşturmalarıyla yıpratıldı, kimlikleri nedeniyle hedef gösterildi” dedi.
Açıklamada, çok sayıda idari personelin işten çıkarıldığı, sürgün edildiği ya da emekliliğe zorlandığı ifade edilirken, yerlerine çoğu deneyimsiz ve bir kısmı usulsüz yöntemlerle alınan 650’den fazla yeni personelin atandığı, sayıları 60’ı aşan öğretim üyesinin görevlerinden uzaklaştırıldığı ya da üniversiteden ayrılmak zorunda bırakıldığı dile getirildi.
Özgür ve özerk üniversite için mücadele etmeye devam
Öğretim üyeleri, Boğaziçi Üniversitesi’nin özerk ve özgür yapısının hedef alındığını belirterek, üniversitenin siyasi bir aparata dönüştürülmeye çalışıldığını ifade etti.
Ayrıca, üniversitede protestolar beşinci yılında da devam ederken akademisyenlere yönelik soruşturmaların sürdüğü, soruşturma sayısının 17’ye ulaştığı belirtildi.
Öğretim üyeleri, “Demokrasiyi savunmaya, özgür ve özerk üniversite için mücadele etmeye devam edeceğiz” denildi.
Bu gelecek ve onur mücadelesidir
Boğaziçi Üniversitesinde direnişin beşinci yılı nedeniyle öğrenciler adına yapılan basın açıklamasında ise, protestoların yalnızca bir rektör atamasına itiraz olmadığı, direnişin kamusal alanları, öğrencilerin geleceğini ve onurunu savunma mücadelesi olduğu vurgulandı.
Bogaziçi Üniversitesinde kayyum yönetiminin üniversiteyi şirket, öğrenciyi müşteri gibi gördüğünü belirten öğrenciler, bu zihniyeti kabul etmediklerini dile getirdi.
Boğaziçi Direnişi’nin beşinci yılı dolayısıyla öğrenciler adına yapılan basın açıklamasında, protestoların yalnızca bir rektör atamasına itiraz olmadığı vurgulandı. Açıklamada, “Bu direniş kamusal alanlarımızı, geleceğimizi ve onurumuzu savunma mücadelesidir” denildi.
Öğrenciler, kayyum yönetiminin üniversiteyi şirket, öğrenciyi müşteri gibi gördüğünü belirterek, “Bu zihniyeti tanıyoruz ve kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
