1 MAYIS, TAKSİM VE SONUÇ
1 MAYIS, TAKSİM VE SONUÇ
1 Mayıs işçi sınıfının 8 saatlik iş günü direnişinin kanlı ama zaferle sonuçlandığı gündür. Yani, icazetin değil direnişin ve istenileni elde etmenin günüdür. İşçi sınıfı ve emekçi halklar için direnişin ve zaferin günüdür. Bu açıdan bakılmalı, her 1 Mayıs’ta buna uygun davranılmalıdır.
Birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak 1 Mayıs işçi sınıfının her yıl kitlesel, birleşik, taleplerinin yok sayıldığı ülkelerde (örneğin Türkiye) taleplerinde ısrarcı ve radikal bir biçimde kutlanmalıdır.
Bu açıdan bakıldığında Taksim özel bir önem ve anlam yüklenmektedir. Hatta, Cumhuriyetle gösteri ve yürüyüş alanı olarak ayarlanan Taksim meydanının AKP iktidarı tarafından ortasına bir de cami kondurularak bu özelliğinin yok edilerek yasaklanması çok daha fazla önem kazanmasına neden olmuştur.
1977’de 1 Mayıs kutlamaları esnasında CIA+ Kontrgerilla işbirliği ile onlarca işçinin katledilmesi ile kana bulanan meydan o tarihten sonra Kızıl Meydan, 1 Mayıs Meydanı olarak tanımlanmış ve her 1 Mayıs’ın o alanda kutlanması için girişimlerde bulundu bulunulmuştur.
Faşizmin gerek 77 katliamını unutturmak, gerekse yükselen muhalefeti kontrol altına almak için Taksim işçi sınıfına ağır ağır kapatılmıştır.
Bu noktada, işçi sınıfının ve devrimci-demokratik güçlerin Taksim ısrarı haklı ve gerekli bir noktaya gelmiştir. Eğer 1 Mayıs kutlamalarında ki amaç direniş ve hak alma ise, halay çekmek, slogan atmak değil ise, anlam ve önemi dikkate alınarak Taksim zorlanmalıydı, zorlandı!
Sendika bürokratlarının ve teslimiyetçi kitle önderlerinin mücadeleyi sönümlendirme, çöple kül karıştırma amaçları sınıfın değil oligarşik diktatörlüğün işine yaramaktadır. Son yıllarda bu durumu sürekli yaşıyoruz. Artık öyle bir hal aldık ki, 1 Mayıs konuşulmağa başlandığında kurumların gözünü boyamak için Taksim dediklerinde samimi olmadıklarını ve son anda bu talepten vazgeçeceklerini biliyorduk. Öyle de oldu.
Kısacası, bizim için, Taksim hedefli 2026 1 Mayıs eylemi amacına ulaşmış, gerekli politik sonuçları doğurmuştur.
Devrimciler, 1 Mayıs’ı 1 Mayıs Meydanı’nda kutlama işçi sınıfının ve emekçilerin sesini oradan dünyaya duyurma kararlılıklarını sürdürmelidirler.