Pazar, Temmuz 14, 2024
Uncategorized

İzmir’de gözaltında katledilip kaybedilen Nurettin Yedigöl için çağrı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, gözaltında kaybedilişinin 43. yılında Nurettin Yedigöl’ün hikayesini kamuoyuyla paylaştı.

Konak’ta bulunan eski Sümerbank önünde yapılan eylemde, “Kayıplar belli failler nerede” ve “Kayıplar vicdanındır sahip çık” pankartları ve Nurettin Yedigöl ile gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı.

Eyleme, Nurettin Yedigöl’ün arkadaşları, Dostluk ve Kültür Derneği(DKDER) ve bir çok kurumdan kişilerde katılarak destek verdi.

12 Eylül Cuntası döneminde gözaltında kaybedilenlerden biri de Nurettin Yedigöl olduğunu ifade eden İHD Yönetim Kurulu üyesi  Fırat Canoğlu, Nurettin Yedigöl’ün, 12 Nisan 1981’de İstanbul Maltepe’de evde gözaltına alındığını, dönemin ünlü işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğünü, ailesinin başvurularının sürekli böyle biri yok diye reddedildiğini, baba İsmail Yedigöl ve avukatı tüm ilgili resmi kurumlara ve soruşturmayı sürdüren Savcı Faik Tarımcıoğlu’na hatta Kenan Evren’e kadar ulaştığını ama gözaltına alındığının inkar edildiğini vurguladı.

‘HONDURAS EĞİTİMLİ K GRUBU SORGULADI’

Canoğlu, “Oysa, Nurettin Yedigöl’ün o zaman diliminde siyasi şubede olduğu ve ağır işkenceler gördüğü  çok sayıda tanık ifadesinden anlaşıldı. Tanıkların anlatımına göre Tayyar Sever yönetimindeki 1’inci Şube’de Honduras’ta işkence eğitimi alan K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için Mete Altan’ın başında bulunduğu işkence timinin en ağır işkencelerine maruz kaldı. En son şubede sorgulanan diğer, arkadaşları tarafından görüldüğünde kanlar içindeydi, konuşamıyordu.’dedi.

“ENAZ 10 TANIK İŞKENCEDE GÖRDÜK DEDİ’

Aynı günlerde Şubede sorguda olan Ümit Efe’nin, ağır işkencelerin yakın tanığı olduğunu,  yine aynı günlerde gözaltında olan ve aynı hücrede tutulan Tazebey Çakas  iki kez  gördüğünü, ilkinde askıda tutulduğunu, ikincisinde kanlar içinde hâreketsiz  bir şekilde yattığını açıkladığını ifade eden Canoğlu,

“Muharrem Karaağıl da tanıştıkları ve aynı davadan gözaltına alındığı için iki kez yüzleştirildiklerini   ve ağır işkenceler gördüğüne şahit olduğunu açıkladı.

Yine aynı dönem gözaltında olan Nalan Şınnak, ‘ Polislerin Nurettin’i kol ve bacaklarından tutup götürürken gördüm. Cansız vaziyetteydi..’ açıklamasını yaptı.Şubede sorguda olan Aslan Şener Yıldırım, elbiselerinin sorgu odasında kaldığını ve elbiselerini istediğini, Nurettin Yedigöl’ün çok cüsseli olan elbiselerinin kendisine verildiğini, ‘bunlar benim değil’ demesi üzerine polisin ‘Nurettin’in elbiseleri bunlar. Artık onun elbiseye ihtiyacı yok’ dendiğini açıkladı. Harun Kartal da aynı açıklamada  bulundu.Nimet Tanrıkulu, 1.inci şubede sorguda iken ‘senin sonun da Nurettin’in sonu gibi olur’ diyerek tehdit edildiğini,  çırılçıplak yatan ve kendinde olmayan birini gösterdiklerini açıkladı.”şeklinde konuştu.

En az on kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. ‘Şahitiz, Nurettin işkencede öldürüldü.’ diye mahkemelere dilekçeler verildiğini, ancak Nurettin Yedigöl için arkadaşları ve ailesi tarafından yapılan başvurulardan hiç bir sonuç alınamadığını dile getiren Canoğlu, “İstanbul 3. Nolu askeri Mahkemesi’nde görülen davasının tüm duruşmalarında Nurettin Yedigöl ile ilgili suç duyuruları yapılmasına rağmen mahkeme ve Yargıtay hiçbir işlem yapmadı. Diğer yandan Nurettin Yedigöl için ailesi ve avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na 3 defa  başvuru yapıldı. Ancak hepsine kovuşturmaya gerek yok kararı verildi.”dedi.

‘CEZASIZLIK ZIRHINDAN VAZGEÇİN’

Nurettin’in annesi Zeycan Yedigöl adına Anayasa Mahkemesi’ne başvurulduğunu, Anayasa Mahkemesi, 10 Aralık 2015 tarihinde zaman aşımı nedeniyle başvuruyu reddettiğini vurgulayan Canoğlu, “Nurettin Yedigöl, 12 eylül askeri cuntası tarafından işkencede katledildi ve cansız bedeni yok edildi.  Sorgulayanlar belli olmasına rağmen, failleri yargılanmadı. Anne  Zeycan Yedigöl yıllarca oğlunun bir mezarı olsun diye Cumartesi Annesi olarak Galatasaray Meydanı’nında yer aldı fakat  aynı  Berfo Ana gibi  oğlunun kemiklerine kavuşamadan yaşamını yitirdi. Buradan bir kere daha sesleniyoruz. Cezasızlık ve zaman aşımı zırhından vaz geçin” şeklinde konuştu.

Bir 14 kişi, kalabalık ve yazı görseli olabilir

 

 

Bir 12 kişi ve yazı görseli olabilir

Bir 14 kişi, kalabalık ve yazı görseli olabilir

Bir 10 kişi ve yazı görseli olabilir

Bir 15 kişi, kalabalık ve yazı görseli olabilir

Bir ‎6 kişi, kalabalık ve ‎şunu diyen bir yazı '‎0្2 KAYIPLAR KAYIPLARBELLİFALER BELLİ BELLİFAİLIER ممد 牛 ← 7 k + INSAN SUBESA 小‎'‎‎ görseli olabilir

Bir 12 kişi, kalabalık ve yazı görseli olabilir

Bir 10 kişi ve yazı görseli olabilir

Bir 9 kişi ve şunu diyen bir yazı 'AYIPLAR IPLARVICDANINDIRSAI VİCDANINDIR SAHİP ÇIK パ İNSAN HAKLARI DERNEĆJ D BESAP GELACaR パ パ 六' görseli olabilir